.
Kişisel Kişisel

Yerli ve Yabancı Diziler Asla Bir Olmayacak



Türk dizilerini isteyen yerden yere vurabilir isteyen göklere çıkartabilir ama benim bildiğim tek şey var insanları kendilerine tutsak edebiliyorlar.

Kimi seks satar anlayışıyla, kimi insanlar ağlamak ister anlayışıyla, kimi insan gülmek ister anlayışıyla karalıyor senaryoyu ve belli süreçleri aştıktan sonra nur topu gibi bir dizi olarak  karşımıza  çıkıveriyor bu senaryolar. Sonra ya bu dizileri ballandıranları ya da karalayanları görüyoruz. Herkes kendi bakış açısına göre sallıyor kalemini...

Son zamanlarda en sık duyduğum eleştirilerden biri; Türk dizileri ne zaman yabancı diziler gibi bir sezon içerisine daha az bölüm sığdırırken bölümlerin süresini kısacak. 


Bunu oturup sormak kolay ama Türkiye gibi bir ülkede televizyon izlenme süresi yüksekken ve kadın programlarının dışında tapılacak şeylerin diziler olduğunu düşününce bunun asla olmayacağını anlayabiliyoruz.

Kendi açımdan değerlendirmek gerekirse;

En sevdiğim diziler arasında yer alan '' Leyla ile Mecnun '' bir an önce başlasın ve hiç bitmesin istiyorum çünkü kendimi onun içinde hissediyorum sanki ben de bir karakterim o dizinin içinde. Ve şimdi biliyorum ki benim gibi izlediği dizinin içinde kendini hisseden, dizinin bitmemesi için dua eden milyonlar var. 

Dizinin süresi ve bölüm sayısı artıkça belki senaryo artık sapıtmaya başlayacak, belki artık hiçbir bağı kalmayacak ilk bölümle ama insan hayatında olan onca absürdlükten sonra onu hiç düşünmeyecek ve o hayatın içinde yaşamaya devam edecek.

İşte bu yüzdendir ki asla ama asla Türk dizileri yabancı diziler gibi olamayacak. Çünkü biz dizilerin içinde yaşarken onların yok olmasını istemek demek hayatlarımızdan fedakarlık etmek demek. 

0 yorum

Blog Listem