.
Kişisel Kişisel

Mahalle Maçıydı Bizim Oynadığımız Maçın Adı


Tusubasaydı bizim kahramanımız, onun gibi futbol kahramanı olmak için çabaladık durduk; o nasıl vuruyorsa topa öyle vurduk, o nasıl çalım atıyorsa öyle çalım attık ama aramızda bir fark vardı biz top oynamayı top yerine koyduğumuz taşlardan öğrendik.. 

Öyle zengin bir ailenin çocuğu değildim ben, oturduğumuz çevrede de yoktu topu olan biz de türkün yaratıcılığını kullanarak başladık top oynamaya. Koyduğumuz iki taşın arasından geçen taşlarla mutluluk nidalarıyla havalara zıpladık, iki taşın arasına girmeyen taşlar ise üzüntümüz oldu. Tabi bir de birbirimizi hırpalama nedenimiz olan taş  üstü terimi vardı. Bu terim bulunana kadar hep tartıştık hep incittik birbirimizi. Bir de taşın yaptıkları vardı bedenimize. 

Zamanla yara bere içinde kalan bedenimiz isyan edince yeni toplar icat etmeye başladık; plastik su şişesinin kapağı sınıftaki topumuz, kutu kolanın ezilen kutusu ise dışarıdaki topumuz oldu. 

Artık okul sıralarında topu olanlar olmaya başlamıştı ve her teneffüs koşarak saha kapma yarışı başlamıştı zira başka sınıflarda da topu olanlar takımca koşup sahayı kapmaya çalışıyordu. Ama her zaman sahaya ilk gelen olamıyorduk, bazen boynumuzu büküp onları izlerdik içimiz acıya acıya. Sonra sınıf maçı diye bir fikir atıldı ortaya ve artık aynı anda gelen sınıflar birer takım çıkarak maç yapıyordu. Güçsüz ve iyi oynayamayanlar yine kenardan izlemek zorunda kalıyordu ama sınıfları maçı kazanınca onlarda bu mutluluğa ortak olarak sınıflarına dönüyordu.

Gel zaman git zaman hep böyle devam etmedi devran; okulun tatil olması ile sınıf maçları yerine mahalle maçlarına bıraktı. O da bizim ağabeylerimizden mirastı, onlar kurardı takımları bizde çıkar oynardık.. 

Öyle sınıf maçı gibi olmazdı mahalle maçları en iyiler gelirdi mahallesinden ve daha çekişmeli geçerdi maçlar. Üstelik sonunda kupa varmış gibi hangi mahalle kaç kere kazanmış kaç farkla kazanılmış akıllara kazınırdı. Ağabeylerimiz bizim teknik teknik direktörümüz olur bizim maçı almamıza uğraşırlardı.

Ancak mahalle maçının en sevdiğim yanı bazen karşı apartmandakilerin takımının veya arka sokak takımının farklı mahalle olarak karşınıza çıkmasıydı. Biz o zaman saflıkla oynardık futbolu aşkla şevkle...

6 yorum

Ozan Kaya 12 Kas 2011 22:28:00

Gerçekten çocukluğumuzu anımsatan bir yazı olmuş.

hakannozzer 12 Kas 2011 22:29:00

Herkes oynamıştır elbet mahallede top küçükken. Kimileri futbol sevdasında, kimileri kızlara yeteneklerini göstermek için. Ben de kızlar için oynardım :) çok güzeldi o günler.. Şimdi çocukların bilgisayar başında saçma sapan online oyunlar oynaması acı veriyor bana.Hayattan bizim kadar zevk alamamaları acı veriyor.

Aydın Gökhan 12 Kas 2011 22:32:00

Ozan kaya o zamanlar belki başkaları için hala canlıdır :)

Aydın Gökhan 12 Kas 2011 22:34:00

Zaman değişirken bazı şeyleri de alıp götürüyor hakan özer kimi için güzel kimi için ise kötü ama insanlar bir şekilde kabul ediyor bunu ne yazık ki. dediğim gibi bizim kahramanımız tusubasa idi kurt adamlar değil.

CAF 12 Kas 2011 22:42:00

Benim en güzel anılarım her zaman ,mahalleler arası yapılan karşılaşmalarda gizlidir.Tüm terimlere herkes aşinadır.Atan alır,adamın gol diyor,taş üstü,kaleci değişirse,2 tane penaltı kullanırız,3 korner bir penaltı v.s. Bu yazıyı okumak gerçekten mutlu etti beni,çocukluk zamanlarıma götürdü,ellerinize sağlık.Bunları yazarken aklıma bir anı daha geldi mesela.Mahalle arası oynanan bir futbol maçında,sakatlanıp yere düşen çocuğun ağlayarak ,ayağım kırıldı diye bağırması,ve akabinde son derece profesör doktor edası takınmış bir bilirkişi(!) :) çocuğun gelip,"Ayağın kırılmamıştır oğlum,incinmiştir,kırılsa yerinde duramazsın" sözleri sonrası gelen,yerdeki çocuğun yüzünde beliren mutluluk.Uzun sözün kısası,kalemine sağlık arkadaş.

Aydın Gökhan 12 Kas 2011 22:48:00

senin anlattığın bu anı bende de bir anı canlandırdı; yine bir mahalle maçında ama çekişmeli geçen maçlardan birinde arkadaşın biri vole vurmak için zıplayınca yere düşmüş sırtına denk gelen tas nefesini kesmişti işte o an korkuyu yaşamıştım ama kendine gelince mutluluk yüzümde yer edinmişti. kısacası futbol hep hayat olmuştu bize.

Blog Listem