.
Kişisel Kişisel

Japonlardan İnsanlık Dersi

Bir insanlık sınavı verdiğimiz şu günlerde kimi insanlarımız tam not aldı, kimi yarım not aldı ama bazıları insanlık suçu işleyecek kadar alçaldı.

Evet, biz kültürüyle, Mevlana torunu olmakla, insanlığıyla övünen bir millet iken şimdi bu kavramları unutmaya yüz tuttuğumuzu gösteren bir tabloyla karşı karşıyayız bu acı afetten sonra. Başta da söylediğim gibi yine insanlık örneği gösteren insanlarımız olduğu gibi onurdan, şereften ve insanlıktan nasibini almamış insanlarımızın olduğunu da bir kez daha gördük.

Çok değil, mart ayında en büyük felaketlerden biri olan tsunami ile yıkılan Japonya onlara yaptığımız yardımları unutmamış ve yardım sırası bizde diyerek Türkiye'ye ulaşması için Türk Büyükelçilik binasının posta koduna zarfların içinde paralar bırakıyor ve  yanına ekledikleri nota ise sadece yaş ve cinsiyetini belirtip gözden kayboluyorlar..


Türkiye'nin Tokyo Büyükelçiliği Basın Müşaviri Sinan Kürün;

Şu ana kadar posta kutusuna atılan zarf içerisindeki para miktarının 100 binlerce doları geçti ve halen bu durumun devam ettiğini söyledi. Bu durumun Türkiye ile Japonya'nın halkları ve devletleri arasında felaket durumlarında yardımlaşma ve dayanışma duygusunun çok güzel bir örneği olduğunu vurguladı, bu durumun gerçekten örnek gösterilecek birşey olduğunu kaydetti.

Posta kutusu yardımları dışında Japonya'nın en büyük süpermarket zincirinin başkanının da gelerek 5 milyon yenlik bir çeki Maslahatgüzar Tunç Angılı'ya teslim ettiğini belirterek, Türkiye'deki bazı il ve ilçelerle kardeş olan Japon kentlerinin kendi yaptığı organizasyonlarla sokaklarda sandıklar ve bağış kutuları açmak suretiyle yardım topluyor...

Tokyo'daki Türk Büyükelçiliği'nin posta kutusuna atılan zarfların bazılarının nükleer felaketten etkilenen Fukuşima ve depremin en yoğun hissedildiği kuzeydoğu bölgelerden geldiğini söyleyen Kürün, 9.0 büyüklüğündeki depremden sonra daha kendi yaralarını saramayan bölge halkının Türkiye'nin yardımlarından etkilenip yardım göndermesinden ötürü elçilik personelinin çok duygulandığını ifade etti.

İşte size o notlardan bazı örnekler;

"Depremden mağdur kalan insanlara, geçmiş olsun demek istiyorum. Mart'ta Japonya'da olan deprem sırasındaki yardımlarınıza bir Japon vatandaşı olarak teşekkür etmek isterim." 

"Van'da meydana gelen depremin çok büyük hasara yol açtığını öğrendim. Bir Japon vatandaşı olarak, oradaki kurtarma operasyonlarI ve durumun normal hale gelmesi için yardımcı olmak istedim." 

"Miktar az ama deprem mağdurları için kullanılırsa sevinirim. Hasarın daha büyük olmamasını diliyorum." 

"Van depreminde hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına en derin taziyelerimi iletir, depremden etkilenen herkese geçmiş olsun demek isterim. 11 Mart'ta yaşanan Japonya büyük felaketinde ülkenizden bir sürü yardım malzemesi ve bağış katkılarınızı almıştık. Teşekkür ederiz. Bu sefer ise ben size yardımcı olmak istedim. (erkek, Fukuşima'da yaşıyor)" 

"Öncelikle başsağlığı diliyorum. Aynı yılda aynı kıtanın iki farklı ucunda büyük felaketin olmasına çok üzgünüm. Mesleğim öğretmenlik (lisede dünya tarihi) olduğundan ülkenizin tarihi, Türk insanların cesaretini, Atatürk'ün büyüklüğünü de iyi biliyorum. En kısa zamanda mağdurların hayatının normal hale gelmesini diliyorum ve iki ülke arasındaki dostluğunun daha da gelişmesini diliyorum." 

"Depremden mağdur olan insanlara geçmiş olsun demek istiyorum. Mart'ta Japonya'da olan deprem zamanındaki yardımlarınızdan ötürü bir Japon vatandaşı olarak size teşekkür etmek isterim."

Belki Japonlardan gelen bu insanlık dersi bizim insanlığımızı kaybetmiş insancıklarımıza insan olmanın duygularla, yardımlaşmayla ve her şeyden önemlisi zor günlerde kenetlenmekle olduğu anlatabilir !!

8 yorum

Adsız

ders alınması gerekli mutlaka.

Adsız

Bizdekilerde onlar insan değil muhabbeti yapadursun.

Adsız

Bizdekilerde onlar insan değil muhabbeti yapadursun.

Adsız

nerde ders alcaz.marmara depreminden almadık .

Aydın Gökhan 30 Eki 2011 20:53:00

Bizde garip bir algı var anlayabilsem bir ahh. İnsanlık her şeyin çıplak olduğu bir mertebedir bence.

hakannozzer 30 Eki 2011 20:56:00

Ben bu olayı eski Türk hikayelerinden hatırlıyorum. Camilerde bir kovuk olurmuş ve insanlar oraya parayı bırakıp gidermiş, daha sonra da ihtiyacı olan gelir, alırmış o parayı. Japonların bu hareketi bana bunu hatırlattı ve aramızda bir bağ olduğu benim açımdan kesinleşmiş oldu. Kendi yaralarını sarmadan bize yardım gönderebilen bir halk dilerim ki, daha büyük felaketleri görmez...

Aydın Gökhan 30 Eki 2011 20:59:00

Hakanözzer bir kitap vardı bilirsin mutlaka tarih şuuruna doğru isimli onda bir hikaye vardı Fatih Sultan Mehmet zamanında insanlar kırılıp gücenmesin diye zekat ve sadakalar agaç dalına asılır sahibi alana kadar dururmuş orada. Bazen aylarca durduğu olurmuş sence şimdi bu mümkün mü ?

hakannozzer 30 Eki 2011 21:04:00

İnsanların deprem sonrasındaki yorumlarından, yardım edenlerin televizyonlara çıkıp "Biz bu kadar yardım ettik" diye bağırmasından, yardım etmeyenlerin vatan haini olarak adlandırılmasından sonra bence hayır. Bu günümüz Türkiye'sinde imkansız. Yapılsa bile eminim ki, aramızdaki en zengin insanlar ya da ihtiyacı olmayanlar gidip alacaklardır o sadaka ve zekatları...

Blog Listem