.
Kişisel Kişisel

Biz Yine Şaka Yaptık ''İşletme Fakültesi''


Evet biz yine bir şaka yaptık. Fakültemiz kültürü oluşması ve öğrencilerin daha hızlı kaynaşması için yine şaka yaptık. Kurbanlarımız bir kez daha birinci sınıf öğrencilerdi ancak kızmasınlar, okulda bizi tanımayan onlar var. 

Şakamızın konusu; bölüm başkanlığından gönderilen ve öğrencilerin derslerine, kendilerine, hocalarına, fakültelerine olan ilgilerini ölçmek amaçlı oluşturulan beklenmedik bir sınavdı. Her konuya ait birer soru ile arkadaşlarımız için 10 dakikalık bir sınav hazırladık. Bu sırada bu sınavın dersi yüzde 20 (%20) etkilediğini de arkadaşlara ilettik. Sınav başladıktan  10 (on) dakika sonra kağıtları topladık itinayla. Kapıdan gayet ciddi bir şekilde çıkıp giderken arkamızdan yetişen bir arkadaş eli titreyerek bize kağıtları ulaştırmaya çalıştı. Yazması gereken bir kelimeyi titreyen elleri yüzünden yazamazken yüzünde de kırmızılıklar oluşmaya başlamıştı bile.

Sınav faslı bitmiş ve biz (Hakan Berber ve A. Gökhan Karataş) artık sınav kağıtlarını değerlendirme faslına geçmiştik. Şimdi kağıtları okurken bir yandan gülüyor bir yandan da verdiğimiz notlar için tartışıyorduk. Çünkü fakültemizin övündüğü değerleri  TUSEC'i sormuş ve birkaç kişi tarafından çok iyi cevaplar alırken bazıları tarafından komik cevaplarla gülme krizine girmiştik. 

Bu evreyi atlattıktan sonra öğrenciler arasında efsane olan kağıtları hava atıp çizginin sağına düşene yüksek soluna düşene düşük not verme geyiğini de yapmadık diyemem.

Kağıt okuma faslı da bitince sınıfa geri dönmek ve notları arkadaşlara okumak gerekti. Biz de bu ulvi görevi yerine getirmek için Şenol Hocamızın kapısını tekrar çaldık. Önce Şenol Hocamıza yüksek notları okutarak işin daha ciddi olmasını sağladık. Daha sonra bütün notları okuduğumuzda sınıftan gelen tepkiler bizim yaptığımızın bir şaka olduğunu tahmin ettiklerini gösteriyordu. Ancak biz sınıfta yokken aralarında dönen muhabbetin bu şakaya ne kadar inandıkların gösteriyordu. (içeride ajanlarımız var.)

Elimize geçen sınav cevaplarında en çok dikkatimizi çeken konu ise dersin hocası olan Şenol Hocamız hakkındaki soruya herkes tarafından en az birkaç cümleyle cevap verirken kendi hayat görüşlerini sorduğumuz soru hakkında ise yanıtların çok kısır olması veyahut net cevapların olmamasıydı. Bunun bize düşündürdüğü ise üniversiteye gelen bireylerin gerçekten kendilerini tanımadıkları ve kendilerini ifade edecek cümleleri kuramamalarıydı.

M. Hakan Berber - A. Gökhan Karataş
fotoğraf: Burcu Felek

0 yorum

Blog Listem