.
Kişisel Kişisel

Ölüm ve Kız

Korkunun belirsizliğinde yeşeren kapkaranlık bir gecenin, sabaha inat sessiz bekleyişi hüküm sürmekte. Bir sonun ve başlangıcın kesiştiği ufka bakan bir kız… Ve oturduğu kayaların üzerinden gözlerini karanlığın içindeki en parlak yıldıza dikmiş olan kızın ardından ona acıyan gözlerle bakan ölüm… İkisi de suskun.

Ölüm, kızın son dakikalarını ve son düşüncelerini yaşamasına duygularında yaşanmamışlıklara inat boğulmasına buruk bir gülümsemeyle bakıyor. Kız ise ardındaki karanlığı umursamaksızın hep ertelediği yıldızları en derinine hapsediyor.

Ölüm soruyor:

Vakit tükenmek üzere. Sessizliğin, karanlığın son kez duymasını istediğin söyleyeceğin şeyler var mı?
Kız hala suskun ve biraz da şaşkın :

Evet var. Hayata ve sana sormak istediklerim var.

Peki sor o halde, bekliyorum.

Kız korkusundan sıyrılıp yüzünü ölüme dönüp konuşur:

Gözlerimi yürüdüğüm yollara döndürmek ve içimi parçalayan sızı, her dakikaya şehit verdiğim ben… Hayır, özlemek olmayacak bu, özlemek olamaz. Özlemek güzel bir duygu değil miydi? Sevgilerin en değerli süsü değil miydi? Neden şimdi tükettiğim sevgileri düşünmek içimi bu denli acıtıyor? Çaresizliğimi gözyaşlarım bile eritemiyorsa hissedeceğim özlemek olamaz! “ Doğru zaman, doğru yer için bekle” demişti herkes, beni bunun doğruluğuna inandırmıştı. Hani nerede şimdi doğru yerler doğru zamanlar… Neden doyamadıklarım son sözlerimi duyamıyorlar şimdi? Düşündüklerimi, hayallerimi erteleyip sonsuzluğa hapsetmekle kalakaldım. Yüreğim çırpınırken içimde, ben neden hep beni insan yaptığını düşündüğüm aklımın sözünü dinledim? Neden duygularımı zindanlarda hep geleceğe saklayıp çürümeye hapsettim? Zavallı yüreğimi neden bile bile yitişlerin çaresizliğine tutsak ettim? Hayata bir çırpıda soluksuz atlamak yerine neden insanların ve doğru olduğuna inandıklarımın kuklası oldum? Neden hislerimi görmezden gelebilmekle övündüm onları yaşamanın bir yolunu aramaktansa? Peki şimdi ne olacak? O anları, yaşadığım mutlulukları tekrar tadabilecek miyim gideceğim yerde? İçimde yitip, eriyip giden hisleri dünyaya haykırabilecek miyim tekrar?

Bunları sabırsızca dinleyen ve alışmış gözlerle kızın gözlerine bakan ölüm cevap verir :

Hayır! Hiçbir zaman…

NOT : Çoğu zaman bazı şeylerin ertelenmesi gerektiğine inandırırız kendimizi sanki doğru olan hep buymuş gibi. Unuturuz hep hissettiklerimizi, hayallerimizi, ruhumuzu her şeye rağmen yaşatabilecek bir yol bulabileceğimizi. Sizin için doğru yer ve zamana sadece aklınızla değil yüreğinizi de katarak siz karar verin, verin ki ; gerçekten cesur olsun yüreğiniz, hayatınız ve siz…

Eda ÖZEL

0 yorum

Blog Listem