.
Kişisel Kişisel

Kahvede Galatasaray-Fenerbahçe Derbisinin Heyecanı

Kaç zaman oldu hatırlamıyorum bile kahvede maç izlemeyeli. İzlemeye de niyetim yoktu aslında. ama çalan telefonun ucunda babam olunca ve hadi maç izlemeye gidelim deyince her şey değişti bir anda. Önden kardeşimle beraber gittik, ee malum önceden gidip yer tutmak gerek. Maç başlamaya saniyeler kala babamda geldi ve heyecan artarak devam etti.

Maçta saniyeler dakikalara kavuşurken kahvenin havası da değişmeye başlıyordu. Dakika 14'ü gösterdiğinde eski Fenerbahçeli olan Kazım Kazım'ın golüyle kahvedekilerin yarısının Galasaraylı olduğunu düşündürecek bir sevinç yumağı olmuştu. Hem Fenerbahçe iyi oynamıyordu hem de kahvenin yarısı Galasaraylı olduğunu düşününce babama hafif gülümsemeyle bizi Galasaraylıların yerine getirdi bir de Galatasaray'ı izliyoruz diye takıldım.


İlk yarının bitmesine dakikalar kaldığını ben fark etmesem de babam sigara içmek için kalkmıştı bile yanımdaki sandalyeden. Morali bozulmuştu babamın bir kere. Yüzünden o asık ifadeyi atması için çay ısmalayayım dedim. Çayı yudumlarken maçtan başka her şeyden bahsettik, unutmasını istedik ikinci yarı başlayana kadar. Tam olmasa da biraz başarmıştık. Artık yüzü gülüyordu.

Artık ikinci yarının başlama zamanıydı. Yine yerlerimizi almıştık, hazırlıklar tamam artık maç başlıyordu. Önümüzdeki adamlar Galasaraylıydı ve Galatasaray'ın gol pozisyonuna girdiği her pozisyonda ayaktaydı. Galasaray'ın ofsayttan atılan gollerinin iptal edilmesiyle de ortam küfür kıyametti. Ama işin komik olan yanı ise yayıncı kuruluşun yayınladığı ofsayt çizgisi ile pozisyonun ofsayt olduğu ortaya çıkınca küfreden herkes bir anda mahsunlaşıyordu. Bu sefer yanımda olan babam önümdeki Galatasaraylı adamı omzundan çekip onunla dalga geçen hareketler yapıyordu. Bunun yanında şunu çözdüm ki Galasaray'ın golünde sevinenlerin bazılarını meğerse şakşakçıymış. Çünkü gol diye ayağa kalkanlar hakem ofsayt verdiğinde de hakeme hak veren alkışlarda bulundu.

Fenerbahçe'nin frikik pozisyonunda ön sandalyelerden birinde oturan mavi kıyafetli çocuk ayağa kalktı ve gol diye bağırdı daha topa vurulmadan. Herkes öylesine bağırıyor diye düşünürken frikik Alex tarafından kullanıldı ve pozisyon Semih tarafından gole çevrildi. Artık babamın yüzü daha da güleçti. Muhabbetlerimizin neşesi artmış ve galibiyet golünü bekler olmuştuk Fenerbahçe'den. Ne var ki dakikalar 90'a doğru giderken hala gol olmamıştı. Zaten pozisyon olduğunda artık mavili çocuğun ayağa kalkmasını ve gool diye bağırmasını bekliyordum. Bunun iyi mi kötü mü olduğuna karar verememiştim ancak kardeşime ve babama dönüp artık şu mavili çocuk kalksa da gol olduğunu anlasak dememden on saniye kadar geçmişti ki mavili yine elleri yukarıda gool nidasıyla karşımızdaydı. Mutluluk hat safhadaydı artık. Gülen yüzlerimiz sevinç nidalarıyla daha da gülüyordu. Ama benim aklım mavili çocuktaydı ve o an karar vermiştim bu hatıra yazısını yazmayı. Ancak unutmuştum fotoğraf makinamı yanıma almayı ve bunun da bende hafif de olsa bir burukluğu vardı çünkü bu yazımda o mavili çocuğun elleri yukarıda ayağa kalktığı anı fotoğraflayıp koymak istemiştim.

Uzun bir zamandan sonra gidilen bir kahvede Galasaray-Fenerbahçe derbisi işte böyle geçti.

0 yorum

Blog Listem