İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Olunca Neler Oldu

İstanbul, kültür başkenti olarak kabul edildiğinde insanlar haklı gururla dolu bir sevinç yaşadı. Bu çerçevede birçok etkinlikler düzenlendi ve geçen günlerde bu ünvana veda etti. Şimdi bu organizasyon kapsamında neler yapıldığının reklamını izliyoruz reklamlarda.


Reklamlarda yapılanlar her söylendiğinde o kadar mutlu oluyor ki insan koltuk altları kabarmıyor değil. Medeniyetleri buluşturan İstanbul için gerçekten ne yapılsa azdır. Aşağıda yer alan videoda da kültürle dolu bir yılın nasıl geçtiğine dair küçük bir özet var.


Şimdi bu reklamı izlerken insan neler neler düşünmüyor ki. Gerçekten büyük bir organizasyondu ve hakkıyla yaptık, kültürle dolu bir yıl geçirdik. Ama beni çok üzen bir nokta var; gerçekten bu kadar şey yapılabiliyorsa neden daha önce yapılmadı neden kültürün gerçekten başkenti olamadık, neden insanlar kültürden bahsetmeye başladığında İstanbul'un adı her defasında geçmedi?

Bu kadar sorunun çok basit bir cevabı var aslında bunlar yapılırken maddi olarak da itici güç olarak da Avrupalılar vardı. Şu kadar para verildi karşılığında şunlar şunlar yapılmalıydı. 

Ama neden biz başımızda çoban olmadan yapamıyoruz ki hiçbir şeyi. Avrupa Birliği kriterlerinde daha yolun yarısına bile gelemedik hadi diyelim bazı kriterler kültür olarak ve ya ulus olarak bize ters ancak ya diğerleri. Daha almamız gereken çok yol var çok...

Bir gün kimsenin desteği olmadan kimsenin bize çobanlık yapmasına gerek yapmasına gerek kalmadan bir şeyler yaptığımızda o zaman olmuşuz demektir..

Videoya Git

1 Ay 3 Hafta Olsun Mu?


Son zamanlarda hem televizyon kanallarında hem de radyo istasyonlarında karşımıza çıkar oldu  '1 Ay 3 Hafta Olsun ' sloganı. Reklam stratejisi gereği önce merak uyandırıldı ve insanların aklında yer edinildi. Birçok insan gibi bende merak ettim acaba sosyal bir amaç mı güdüyor derken bamm işin aslı çıktı ortaya; Finansbank yeni kampanyası için yaptırmıştı bu reklamı.

Ay sonunu getiremeyen insanların Finansbank'la bu işi başarabileceği vurgulanıyordu. Hatta '1 Ay 3 Hafta Olsun' sloganını verirken gerçekten böyle bir şey olursa neler olabileceğine dair sözler bile sarf ediliyordu reklamda. Kimine göre güzel kimine göre saçma bir reklam ancak böyle bir reklam var artık.

Ancak beni düşündüren bir nokta var; bir ay gerçekten üç haftaya düşse insanlar ay sonunu getirebilir mi? 

Bu konu üzerinde düşünmedim değil ama birçok insan için fark edecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Günümüz toplumu sadece tüketim için var olduğuna göre ve bu insanların yarısından fazlası elinde olmayan paraları bile harcadığına göre bir ay bir hafta olsa ne olur olmasa ne olur. Kredi kartı elindeyken kim dinler geliri mühim olan kredi kartının limiti..

Bu yazıyı okumak ne diye kalk tüketici olarak görevini yap, sen tüket ki insanlar kazansın sonra onlarda tüketsin ve çarklar dönsün...

Seninki kaç santim? - Greenpeace

"2050’de dünyadaki balık stokları tükenecek. Denizleri hala sonsuz bereket kaynağı olarak görüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Büyük balıkların %90’ı çoktan yakalandı. Toplam balık stoklarının %60’ı bitti. Gerı kalan %40 ise 40 yıl içinde son bulacak. Balıkların bittiği gün deniz yaşamı da bitecek."

Kampanyaya katılarak sizde balık neslinin tükenmemesi için bir katkıda bulunabilirsiniz...

Otobüste Telefonla Konuşmak

Kimisine göre görgü kuralına aykırı olduğu içindir kimisine göre ise aracın bozulmasına sebebiyet verdiği içindir araçta telefonla konuşulmaması. 

Otobüsteyken çalan telefon, birçok insanı ikilem arasına sokar ilk çalışından itibaren. Ne yapmak gerek şimdi diye düşünürken telefonun diğer ucundaki insan da merak içinde kalır çağrı sayısı artıkça. Ya açıp konuşursun arkandan amcam sana seslenir kapat o telefonu diye yahut açar müsait olmadığı söyler hemen kapatırsın ya da hemen meşgule atarsın. Bunlardan birini mutlaka yaparsın ama asıl olan insanların kafasındaki Otobüste Telefonla Konuşmaktır.

Inquision Türkiye - Anket Doldurarak Para Kazanmak

Anket doldurarak küçük bir miktarda da olsa ek gelir elde etmek ve bu ek geliri kazanırken de tehlike altında olan deniz kaplumbağlarının hayatlarını korumak istiyorsanız buyrun size Inquision Türkiye - AllWorld Panel. Yürütülen her araştırma için WWF Türkiye’ye bağış yapılmaktadır. 

Bu sistem de her gün anket gönderilmiyor çünkü yapılan çalışmalar ciddiye alınıyor ve değerlendiriliyor. Daha sonra şirketlere geri bildirim olarak veriliyor. 


Kullandığım bir sistem ve tavsiye ederim..



Ayrılık

Nedir insanı acılarıyla yüzleştiren şeyler? Hayatımızda neler olmalı ki içimizde sakladığımız bilinçaltımızdaki acılar üzüntüler gün yüzüne çıksın?

Ayrılık...

Çok basit gibi duran bu aşağılık kelime insanın mükemmel giden hayatını bir anda tepetaklak edebilir.Ayrılık kelimesinden herkesin anladığı farklıdır. Sevgiliyle ilişki bitirme durumu değildir sadece ayrılık. Anne Baba ya da canından çok sevdiğin bir yakının kaybıdır aynı zamanda ayrılık. Memleketten taşınmak zorunda kalma durumudur hatta aynı zamanda.Hatta ve hatta daha masumane düşünürsek büyüdüğü için artık oyuncak arabasına sığmayan çocuğun arabasına veda etme zamanı geldiğinde çocuğun arabayla vedalaşmasıdır ayrılık. Konu ne olursa olsun can yakar ayrılık.İnsanı üzer,yüreğini burkar içini sıkar ayrılık. O ayrılıktan sonra artık başka bir insan olmuştur insan. hep bir yanı yarım bir yanı eksik .Kimi ayrılıklar uzun sürmez onların yerine başka şeyler de konabilir elbet. Ama kimi ayrılıklar da vardır ki yokluğu yara yapar. Üstelik kabuk bağlamayan hayat boyu derin bir izle yaşamamızı sağlayacak yara…
Umurhan Caf

Bilgi Çöplüğünde Kaybolmak

Her gün o kadar çok şey yazılıp çiziliyor ki internette, insan aklı yetişemiyor bu hıza. Ama bu yazılanlar ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemiyoruz ancak daha sonradan sonradan öğrenebiliyoruz. Tabi bu sırada yazılanlarda çakılıp kalıyor internette...

Bazen sitemin tirajı artsın kaygısıyla  bazen aman kalabalık olsun da elbet giren olur anlayışıyla yahut başka amaçlar için yazılır ama mutlaka yazılır her gün sayısız şey. İşte bu yazılanlar yanlış olduğu aydınlanmış olsa bile bir türlü kalkmaz internet dünyasından..

Bunun en büyük örnekleri de başlığın ilgi çekici olup içeriğinin o konuyla uzaktan yakından alakadar olmamasıdır.  Başlık tıklanır ve hemen ardından içeriğe bakılır ama ağız dolusu küfrün vermiş olduğu o rahatlıktan sonra sayfadan çıkılır. Bazen kara listeye alınır bu site giren için ama genelde hep düşülür bu tuzağa..

En sevdiğin şarkıcı albüm çıkarmıştır ve dinlemek için site ararken kendine karşına çıkan sitelerden bir çoğuna girersin ama ne mümkündür ki bu isteğini başarabilesin çünkü sende tuzağa düşmüşsündür..

İşte bunlar tamamen siteye insanları çekmek için yapılan ve bilgi çöplüğüne neden olan yazılardır. Aradan yıllar geçsede o başlığı yazdığında belki yine gerçekten ulaşmak istediğinden önce böyle bir çöplüğe saplanıp kalacaksın o değerli vakitlerinden kaybederek...

Hoşgörü Köyü

Etrafımızda yaşayan insan sayısı birçok nedene bağlı olarak sürekli artıyor. Bu artış yanında artılarını ve eksilerini de getiriyor. Hep merak etmişimdir acaba artısı mı çok yoksa eksisi mi diye. Ama geçen bir şey bariz olarak çarptı gözüme eksi tarafından... Belki aklınıza birçok şey geliyordur belki de tahminlerde bulunuyorsunuzdur... Ama çok küçük bir şey herkesin ağzında sakız olmasına rağmen aslında unutulmuş bir şey... O şey hoşgörü arkadaşlar... 

BIC Kodu Nedir ?

Hayatımıza çok olmamıştı IBAN numarasının girmesinin, tam ona alıştım derken geçenlerde bir de karşıma BIC çıktı.Önce IBAN numarası yoksa ister diye boş bıraktım ancak gerekli alan boş bırakılamaz ibaresi kabak gibi ortadaydı artık.  Hayda nedir bu BIC diye düşünürken bir küçük araştırmayla ulaşabildim hakkında en ufak fikrim bile olmayan BIC'a.

Meğerse SWIFT kodu veya BIC kodu uluslararasi para transferlerinde ve haberleşmede kullanılan bir kod sistemiymiş. Genel olarak uluslarası ticarette kullanılırmış SWIFT veya BIC ifadeleri. Bundan dolayı her bankanın bir BIC kodu varmış. İşte bazı Türk bankalarının BIC kodları da şunlar;

Adabank A.Ş.  :  ADABTRIS
--------------------------------------------------------------------------
Akbank T.A.Ş. :  AKBKTRIS
---------------------------------------------------------------------------
Alternatifbank A.Ş.  :  ALFBTRIS
---------------------------------------------------------------------------
Anadolubank A.Ş.  :  ANDLTRIS
---------------------------------------------------------------------------
Bayındırbank A.Ş.  :BAYDTRIS
---------------------------------------------------------------------------
Finansbank A.Ş.  :  FNNBTRIS
---------------------------------------------------------------------------
HSBC Bank A.Ş.  :  MIDLTRIX
---------------------------------------------------------------------------
Koçbank A.Ş.  :  KABATRIS
---------------------------------------------------------------------------
Oyakbank A.Ş.  :  TBBKTRIS
---------------------------------------------------------------------------
T. Garanti Bankası A.Ş  :  TGBATRIS
---------------------------------------------------------------------------
T. Halk Bankası A.Ş.  :  TRHBTR2A
---------------------------------------------------------------------------
T. Vakıflar Bankası T.A.O  :  TVBATR2A
---------------------------------------------------------------------------
T.C. Ziraat Bankası A.Ş.  :  TCZBTR2A
---------------------------------------------------------------------------
Türkiye İş Bankası A.Ş.  :  ISBKTRIS
---------------------------------------------------------------------------
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.  :  YAPITRIS
---------------------------------------------------------------------------

(THY) Türk Hava Yolları ve Kobe Bryant and Turkish Airlines

THY, basketbol dünyasının en değerli oyuncusu Kobe Bryant ile marka tanıtım elçiliği için anlaştı.

Amerika'nın Los Angeles şehrinde atılan imzaların ardından Kobe Bryant iki yıl boyunca Türk Hava Yolları'nın başta ABD olmak üzere dünyadaki marka tanıtım elçisi oldu.

New York ve Chicago'ya gerçekleştirilen uçuşların yanı sıra geçtiğimiz günlerde Washington hattını hayata geçiren ve yakında Los Angeles hattını açmaya hazırlanan Türk Hava Yolları, Kobe Bryant ile markasını tanıtacak.

Başbakana Gerek Kalmadan Yer Dayağı Sade Vatandaş

Hani başbakan dedi ya benim öğrencilere olan olaylardan haberim bile yok... Bu konuda gerçekten de haklı olabilir...

Nasıl haklı olabilir? 

Başbakan bir yere gideceği zaman, gideceği yere önceden haber verilir ve gerekli tedbirlerin alınması istenir.  (Tedbirler her Başbakana göre değişir tabii olarak..) Bununla birlikte bir de Başbakana ait birimler de orada olur. İşte asıl iş o özel birimlere iş düşürmeden Başbakanı göndermektir hayırlısıyla... Bunu yapması gereken kişiler de yerel yöneticilerdir. 

Peki ama bu yerel yöneticiler neden bu kadar sert önlemler alıyor?

Sert önemlerin en büyük sebebi az önce de dediğim gibi Başbakana hiçbir sorun yokmuş havası vermek. Böylelikle yerel yönetici fırça yemek yerine aferini bile kapabilir Başbakandan. Bu aferin de  onun siyasi hayatını etkileyebilir. Bir nevi devlet işi.. Ee devlet baba her zaman haklı olacağı ve vatandaş her zaman unutacağı içindir ki sert önlemler alınabilir. Ki suçun sadece oradan geçmek bile olsa suçun sabittir sade VATANDAŞ. Öyleyse sade vatandaşa VUR COPU gitsin polis bey...

Protestoları savan, Başbakan için sorunsuz görünmesini sağlayan ve işini mükemmel yapan! polisler sayesinde Emmiyet amiri de alır aferini.. O aferin, cop sallayarak elleri yorulan polislere kadar ulaşır. Yani herkes mutludur aslında...

Tek mutsuz sesini duyurmak isterken cop yiyenlerdir. Ee o da azınlık olduğuna göre 
Yaşasın Cumhuriyet!!!
Yaşasın Demokrasi!!!

Merak Edenlere; 30 Soruda Wikileaks



1) Nereden çıktı bu WikiLeaks?
Site, Aralık 2006`da kuruldu. Wiki, İngilizce `What I Know Is...`in kısaltması. Türkçesi, Bildiğim Odur Ki… `Çıkış` yaptıkları belgeyi de aynı tarihte yayımladılar. Somalili bir politikacının kimi rakipleri için kaleme aldığı `ölüm fermanı`ydı belge.

2) Amaçları ne?
Kabaca, hükümet, şirket ve örgütlerin ipliğini pazara çıkarmak. Savundukları şu: Gizli saklı hiçbir şey kalmasın, dünya ne kadar şeffaflaşırsa o kadar temizlenir…

3) Daha önce neler açıkladılar?
Assange, 2008 yılında Kenya`da yargısız infaz sonucu öldürülen yüzlerce insan olduğunu ortaya çıkararakUluslararası Af Örgütü`nden ödül almıştı. Irak`ta ikisi Reutersmuhabiri 12 sivilin Amerikan askerleri tarafından helikopterden vurularak öldürülme görüntüleri ve Afganistan`da Amerikan askerlerinin beş yıl boyunca tuttuğu gizli `günlükler` de sızdırılan en önemli belgeler arasında.

Atatürk'ün İmzasının Öyküsü

İnsanlarda hayranlık uyandıran ve birçok Türk vatandaşının vücuduna dövme olarak kazınan Atatürk dövmesinin öyküsüdür bu...

Radikal Hayatta yayınlanan bu öyküye göre Atatürk'ün imzasını Hagop Vahram Çerçiyan hazırlamış. Hagop Vahram Çerçiyan uzun bir süre Robert Koleji'nde (bugünkü Boğaziçi Üniversitesi) ders vermiş bir Atatürkçüdür. Ve mezun ettiği binlerce öğrenciden bazıları milletvekili olur. Bu milletvekilleri de Soyadı Kanunun yürürlüğe girmesiyle hocalarının Atatürk için bir imza tasarlamasını ister. Bunun üzerine 24 saat verilen Hagop Vahram Çerçiyan, bu süre zarfında 5 farklı imza hazırlayarak bu imzaları teslim etmiş. Ve bu imzaların içinden bugünkü imza seçilmiş.

Sanat İçin Soyunmak

Türkiye de ve yurt dışında birçok ülkede sanat ile uğraşan insanların ortak görüşü; sanat için her şeyin yapılabileceğidir. Peki bu her şey neleri içeriyor? 

Sanat, kökleri çok derinlerde olan bir konudur. Ve bu yüzden her dönem tartışılmıştır. Acaba sanatı meydana getirmek için neler yapılmalı ve bunları yaparken nelere dikkat edilmeliydi? Tabi bu soruların cevabı toplumun kuralları ve yaşayış tarzları ile cevaplandı. Her dönem ve her çağ farklı oldu cevaplar.
Bu tartışmalar hala sürüyor ve Türkiye'de de bu tartışmalarla boğuşan bir ülke. Ama artık çoğunluk sanat için soyunmak gerekirse soyunurum, sevişmek gerekirse sevişirim diyor. Ve bu sözünün ardına da ekliyor bunları yapmayanların sanatçı olmadıklarını..

Alsana Bir Film; Wikileaks

Kimi zaman hayat kameranın kadrajına girer insanlık için.. Yavaşça olmaz bu, inanılmaz derecede hızlı ve ani bir şekilde olur ve biter. Yeter ki kameranın kadrajına giren olay insanlığı etkilemiş olsun.

Bazen bir kitaptan alınır senaryo bazense hayatın ta kendisinden... İşte o olaylardan biri de bence Wikileaks'in olayıdır. Yani hayatın ta kendisinden gelen bir senaryo..  İnsanlar ne oluyor nasıl oluyor bilmiyor ama ondan etkileniyor. Ve her şeyden önemlisi onun içindeki her şeyi merak ediyor. 

Tabi bu durum kimi yapımcılar için cazip geliyor. Bu cazibe sayesinde insanlar sinema salonlarını dolduracak ve yapımcı da hoşnut kalacak maddi manevi...

Hoş bazen çok güzel filmler ortaya çıkıyor. Bu filmleri izlemekte insana keyif veriyor umarım bu konu da heyecanı yüksek ve kaliteli bir film olarak karşımıza çıkar tüm çıplaklığıyla...