.
Kişisel Kişisel

Kur'an-ı Kerim Şiir Kitabı Mı?

Yer yüzünde onlarca din var ancak bunların sadece 4 tanesi kutsal sayılıyor ve bu dinlerin herbirinin kutsal kitabı var. Bu kutsal kitaplar yaratıcı tarafından gönderilen ve içinde insanlığın uyması gereken kurallarla dolu. Yapılması gerekenler ve yapılmaması gerekenler, cezalandırılacaklar ya da ödüllendirilecekler yani her şeyin olduğu kitaplardır bu kutsal kitaplar.

İşte bu dört kutsal dinden biri de İslamiyettir ve kutsal kitabı da Kur'an-ı Kerim dir. Yani İslamiyete inanan herkes için geçerli olan evren kurallarının yazdığı kitap. İnsanların onun içinde yazdığı şeyleri okuması ve harfiyen uyması için gönderilmiş bir kitap.


Fakat ortada bir sorun var bu kutsal kitap Arapça ve Arapça'dan başka dile çevrilmesinin yasak olduğuna dair rivayetler var. Ancak gerek bu rivayetlerden dolayı, gerek yanlış çeviri yapıp milyonlarca kişinin günahını alma korkusu yüzünden Kuran-ı Kerim Arapça kalmaya devam etmiştir. Günümüzde mealleri olsa da pek fazla rağbet görmüyor Türkiye'de. 


Kuran kurslarında ya da evde kuran öğretenler tarafından Arapça Kuran-ı Kerimler kullanılmakta ve Türkiye'deki Kuran-ı Kerim i öğrenmek ve okumak  isteyenlere Arapça okunuşları öğretilip geçiliyor. Yani insanlar sadece Arapça okuyup geçiyor.


Tabi bu durumda kutsal kitap olarak gönderilen Kur'an-ı Kerim in içinde yazan, anlaşılması ve uygulanması gereken kurallar asla öğrenilemiyor. Oysa Kuran okumak İslamiyet'te farzdır ve farz olmasının sebebi insanların böylelikle hem okuma yazma bilmesi hem de din istismarcıları tarafından kandırılmamasıdır. 


Ancak ne demek istediğini anlamadan Kutsal kitabı okumanın Şiir kitabı okumaktan ne farkı kalır. Ki şiir kitabını okurken bile şairin ne demek istediğini düşünüyor insan..
Eğer siz de şiir kitabı olmadığını düşünüyor ve içinde yazanlara değer veriyorsanız Kur'an-ı Kerim i mutlaka anlayarak okuyun... Okuyun ki şiir kitabı olarak kalmasın..

10 yorum

gkaratas 16 Tem 2010 19:30:00

çok dogru bir noktaya dokunmussun

Aydın Gökhan 16 Tem 2010 19:31:00

eyvallah kardeşim dilimiz döndüğünce kalemimiz yazdığınca anlatmaya çalıştım umarım faydası olur..

Aydın Gökhan 20 Tem 2010 23:48:00

Küçük bir ekleme; her din kendine kutsaldır zaten..

tutsak 19 Tem 2011 10:22:00

Kur'an ın arapça okunması gerektiğini söyleyenler. Onu kullanarak kendilerine çıkar sağlayanlardır. Çünkü insanlar ne yazdığını anlarlarsa onların gerçekleri söylemedikleri anlaşılacak.
Kur'an çok açık bir ifade ile sizin anlattığınızı söylüyor. Ve diyor ki ''biz Kur'an ı anlayasınız diye indirdik''
Ezberleyesiniz diye değil (bu da benim görüşüm )
SEVGİ İLE KAL

yolcu 24 Ağu 2011 16:29:00

Kur'an-ı Kerim'i başka dillere çevirmek yasak diye bir şey yok sanırım. Sadece bu çevirilen Kur'an sayılamaz. Çünkü tam manasıyla çevirilemez. Aslında arapçayı öğrenip bu şekilde okumak lazım ama bunu da beceremiyoruz. Meal okumakta bir sakınca yok ama insanlar okuduklarını yanlış yorumlayabilirler diye tefsirlerden de faydalanmak lazım. Ayrıca bol bol vaaz sohbet dinlemekte de fayda var. Sadece bir kaynaktan faydalanmak insana zarar getirebilir.

Mumillica 20 Eyl 2011 23:17:00

Güzel yazmışsın fakat dar bir bakış açısı olmuş. Kur'an- Kerim i arapça okumak; orjinalliğini bozmadan okumak demektir ki bu da sana tam manasıyla manevi havasını, feyzini sana aktarır. Onun dışında kabul gören mealleri okuyup anlamak da 2. aşamasında yapılmasını gerekendir. Yolcu arkadaşın dediği gibi Kur'an ın çevirisi Kur'an değil sadece çeviridir. İlk önce sureleri arapça oku sonra dediğini incele, doğrusu bu...

Aydın Gökhan 16 Kas 2011 21:33:00

Benim bakış açım belki dar olarak yazılmış olabilir ancak şunu aktarmak istedim sadece güzel okuduk demekle kalmasın anlaşılsın :)

emre 16 Kas 2011 22:01:00

Günümüzde yaşayan Arapların çoğu, Kuranı okuduklarında anlayamazlar. Bu bizdeki Osmanlıca, günümüz Türkçe ayrımı gibi. Yani Arapça bilsek de Kuran'ı anlamak için ileri düzeyde Arapça bilmeniz gerekiyor.

Her kul kendinden sorumlu olduğundan dolayı, Allah'ın "Oku" emrinden anladığı, orjinal dilinden, anlamadan (ama haz duyarak, bunu okuyanlar bilir)okumak ise öyle yapmasından dolayı elbet Allah katında bir karşılığı olacaktır.

Bunun yanında anlamak-kavramak için Kuranın Türkçe mealini okuyan insanlar da var. Anlam derinliğine girmek istedikleri için ilk başta "çok doğru" bir iş yaptıklarını düşünebiliriz, tabi anladıkları için hayatlarında çok güzel değişiklikler de olacaktır. Ama şeytan ayrıntıda gizlidir, Kuran'daki her ayetin indirilme zamanı, hangi olay üzerine indirildiği ve tabi hangi şehirde indirildiği gibi mühim ayrıntılar var. İşte bu ayrıntılar sizin Türkçesini okuduğunuz metinden anladığınız anlamı değiştirecek boyutlarda olabilir. Bu yüzden Kuran'ın Türkçesini okuduğunuzda size garip gelen, böyle birşeyi yaratan nasıl bizden bekler dediğiniz ve sizi çıkmaza sokacak hususlar olabileceği için Kuranın Türkçesini okumak da tek başına yeterli değildir.

İşte burada Tefsirler devreye giriyor. Yukarıdaki hususları kapsayan, birçok tefsir yazılmış, birbirine parelel veya çelişen yorumlar yapılmış. Hiçbir tefsiri doğru kabul etmeyebileceğiniz gibi tefsirlerden birini seçip-güvenip okuyabilirsiniz.

Orjinal dilinde-meal-tefsir bu üç seçenekten dilediğimizi seçmek bize kalmış. Bana sorarsanız yeteneği olan, zamanı olan, zekası yeten üçünü de yapmalı.

Aydın Gökhan 16 Kas 2011 22:07:00

güzel bir yorum olmuş :) insan dinini anlamalı bence dediğin olayların da yazılı olduğu bir yer mutlaka vardır bundan ötürü mutlaka çabalamalı insan!

Adsız

yolcu diyorki:Elbette mana bilinmeye çalışılmalı;ama kuranı kendi diliyle okumak ruhun gıdası ve ihtiyacıdır. Onu okurken yıkanırcasına akan gözyaşlarıda ne olaki!.

Blog Listem