.
Kişisel Kişisel

Ruhun Eksik Yanı; Övülmek


İnsanoğlu daha hayatının başındayken tanışır övülmek olgusuyla. İlk övülme yaptığı ilk küçük şeyde aileden gelir. Hele bir de çocuk erkekse sen o zaman görme övülmenin haddini. Sürekli bir övülmeyle büyür çocuk sonra okul başlar. İlk yıllarda hocalar şişirir durur notları bu da övgüleri şişirir. Gel zaman git zaman yapman gereken şeylerde bile övülmeye alışırsın.

Bu böyle devam ederken ruhunla bir bütün olur övülme olgusu. Ancak zaman geçtikçe bu övülmeler azalmaya başlar etrafındaki insanlar değiştikçe. İnsanoğlu zaten zor beğenen bir yaratıkken senin yapmam gereken şeylerde bile oturup seni övmez ki çoğu zaman övgüyü hak eden bile alamazken hakkını.. Tabi ruhunla bütünleşmiş olan bir şeyi eksikliği demek yani kendini eksik hissetmek demek. Bunu gidermek için de çeşitli yollar arar durursun ama bulmak çokta kolay değildir. Ama her zaman en kolay yol vardır bu durumda da o yola başvurulur ve kendini övmeye başlarsın. Yok efendim ben şöyleyim ben böyleyim gibisinden sözler çıkar durur ağzından. Kendince ruhundaki eksikliği gidersin. Bu bir yere kadar kabul edilebilir. Ancak makam ve mevki sahibi olanlar için aynı süreçten geçtiklerinde daha vahim sonuçlar doğurur. Öncelikle kendinden öncekilere çamur atarsın bilgin olsada olmasa da.. Genellikle spontane gelişen bir olaydır zaten. Bİr anda övgüler başka bir yere kaydı mı tekrar kendi üzerine çekmek istersin. Bunun içinde söylediğin şeyin arkasının doluluğu pekte önemli değildir.

Yakın zaman da şahit olduğum bir olay da bu konuya en iyi örnek olacaktır. TFF Başkanı Mahmut Özgener şampiyonluk sonucu artık TFF için yapılacak, gündemde olacak bir şey olmadığı için garip bir açıklamayla tekrar gündeme gelmeyi başardı. Mahmut Özgener ; ''Bugün Denizli de ki gibi olaylar olmadı maç 16 dakika uzamadı.'' dedi. Çok doğru söyledi ama nedense sanki övgü hakkıymış gibi davrandı. Hadi bakalım övgü hakkı mı?

Denizli de oynanan maç Fenerbahçe için deplasman maçıydı ve taraftarın yarısı rakipti. Fenerbahçe ne zaman bastırsa ve gole yaklaşsa rakip için sıkıntı dolu anlar anlamına geliyordu. Peki bunun nasıl önüne geçilebilirdi; sahaya konfetiler atılarak, oyun soğutularak... Bu yapıldı ve istenen de alındı. Burada yönetim hatası vardır yoktur o önemli değil şu an.


Fenerbahçe bu sene Trabzonsporla kendi sahasında oynadı aynı şekilde bastırdı ve gol dışında istediği her şey ondan yanayken ve taraftar bundan mutluyken neden sahaya konfeti atıp maçı engellemek istesin ki.


Burada Mahmut Özgener'e pek pay çıkacağını sanmıyorum ama O ustaca çıktı kendini övdü ve indi, kimse onun övmeyince. Umarım kendince mutludur şu an...

Övülmek için gerçekten bir şeyler yapmak gerekir. Bugün hak eden birçok insan bile övgüye layık görülmezken kimse kimseyi gözünün üstünde kaşın var diye övmez...

1 yorum

bendeyazarim 22 May 2010 21:44:00

övüldükçe kıçı kalkar insanların..

Blog Listem