Satılık PS3 Oyunu Uncharted 3: Drake's Deception



Orijinal Uncharted 3: Drake's Deception oyununu satıyorum.

Piyasada en uygun 130 TL olan bu oyunu benden 99 artı kargo bedeli ile satın alabilirsiniz.

Oyun Değerlendirmesi

Sipariş İçin;

Gökhan; 551 208 30 57

aygok10@hotmail.com




Devamını Oku »

Evet Ben Irkçıyım, Evet Ben Ayrımcıyım !


Evet ben ırkçıyım, evet ben ayrımcıyım bunu açıkça söylüyorum. Peki bunu bana söyleten ne ?

Milliyetçilik olgusu üzerine de ırkçılık olgusu üzerine de ayrımcılık olgusu üzerine de çeşitli anlayış, çeşitli görüş var ancak benim kendimi ırkçı olarak ayrımcı olarak nitelendirmemin nedeni bu görüşlerin hiçbiri değil.

Bugüne kadar hiç kimseye ne memleketini sordum ne de ırkını çünkü bunun önyargı yaratmasından ve bu önyargıların insanlara olan bakışımı değiştirmesinden çekindim. Ancak benim ayrımcılığımı ve ırkçılığımı tetikleyen karşımdaki insanın ırkçı ve ayrımcı olmasıdır.

Ben Hrant'ım dersen, ben Berfin'im dersen buna hiçbir şey demem. Hatta adının anlamı ne demek diye sorarım, tarihini anlat derim ancak '' Ben Ermeniyim '' dersen, '' Ben Kürdüm'' dersen ve kendi ırkını öne çıkarırsan kusura bakma benim ırkımdan üstün görmem hiçbir ırkı.

Şimdilerde Türküm demek ırkçılık, diğer ırklardan olup bunu göğsünü gere gere söylemek farklılık olmuş.

Hayırr !! efendim yok öyle bir şey. Madem ırkçı olmayacağız madem ayrımcı olmayacağız o zaman;

Ben bu ırka mensubum naralarını bir kenara bırakıp insanların içindeki insanlığa bakmak gerek, insan gibi insan mı ona bakmak gerek din, dil, ırk ayrımını bir kenara bırakmak gerek...
Devamını Oku »

EFINST İngilizce Dil Okulu ile "Al sevdiğini, uç İngiltere'ye!"


20. yılını kutlayan EFINST İngilizce Dil Okulları harika bir kampanya başlattı. EFINST Dil Okulu, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne kadar kayıt yaptıran herkese İngiltere’de 2 haftalık İngilizce eğitimi hediye ediyor. Üstelik bu programlara iki yıl üst üste AB Dil Ödülü kazanan ESP (Özel Amaçlı İş İngilizcesi Programı) da dahil. Yani hem Türkiye’de İngilizce öğreniyorsunuz hem de pratik yapmak için İngiltere’ye bedava gidiyorsunuz. Haberin daha da güzel tarafı, İngiltere’de konaklama ve yeme içmeye de para ödemiyorsunuz.

Ben gidemem, çünkü İstanbul’da yaşamıyorum diyenlere müjde!

EFINST’in e-Learning LIVE! online İngilizce eğitim sistemiyle bire bir canlı online derslerinizi internet üzerinden de yapabiliyorsunuz. Bu sistemle öğretmeninizi canlı canlı ekranınızda görüyor, soru soruyor, sohbet edebiliyorsunuz. Öğretmenin sizin için hazırladığı power point sunumunu kendi ekranınızda görebiliyor, İngilizceye dair tüm sorularınızı özel öğretmeninize sorabiliyorsunuz. Başka kimse olmadan, sadece siz ve öğretmeniniz. Aynı gerçek sınıftaki gibi.

Detaylı bilgi için http://www.efdilokulu.com/al_sevdigini_uc_ingiltereye.html adresini ziyaret edin. Pişman olmayacaksınız.

EFINST’in yakında Facebook ve Twitter üzerinden yapacağı kampanyalardan en önce haberdar olmak için:

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku »

Uluslararası Gıda Mikrobiyoloji Kongresi İlk Defa Türkiye’de Düzenleniyor


Uluslararası Gıda Mikrobiyoloji Kongresi İlk Defa Türkiye’de Düzenleniyor

Gıda Mikrobiyolojisi alanında uluslararası düzeyde gerçekleştirilecek olan 23. FoodMicro2012 Kongresi İstanbul’da düzenlenecektir. İki yılda bir organize edilen ve geçen yıl Danimarka’da yapılan Kongre, Türkiye’nin ev sahipliğinde 3-7 Eylül 2012 tarihinde İstanbul’da düzenlenecektir.

Gıda Mikrobiyolojisi alanında dünyanın en seçkin toplantılarından birisi olarak kabul edilen kongreye uluslararası düzeyde tanınmış çok sayıda bilim insanı, akademisyen, kamu ve özel sektör temsilcileri katılacaktır. Kongre, bilimsel açıdan olduğu kadar sosyal açıdan da son derece zengin içeriğe sahip olup çeşitli etkinliklerle farklı ülkelerden gelen katılımcıları Türk bilim insanları ile buluşturmayı hedeflemektedir. Foodmicro2012 Organizasyon Komitesi Başkanı Prof. Dr. Dilek Heperkan, kongrede işlenecek temel konuların başında “gıdada meydana gelen bozulmaların önlenmesi” konusunun yer aldığını, böylece bir yandan ekonomik kayıplar azaltılırken diğer yandan dünyanın bazı bölgelerinde hüküm sürmekte olan açlık problemine de katkı sağlanabileceğini bildirmiştir. Tüketici güvenliğinin sağlanması, nanoteknoloji, gıda güvenliğinin iyileştirilmesinde alternatif yaklaşımlar ve gıda biyoteknolojisi konularına ilave olarak “dünya ticaretinde rol oynayan kuru meyve ve gıdaların mikrobiyal kalite ve güvenliği konuları da dünya çapında uzmanlar tarafından ele alınarak incelenecek, uzman konuşmacılar ile birebir görüşme ortamı sağlanacaktır. Kongrenin ülkemize, uluslararası bilime, dünya ticaret ve ekonomisine önemli katkı sağlaması beklenmektedir.

Gıda Mikrobiyolojisi Nedir?

Gıda mikrobiyolojisi, gıda ve hammaddelerini yaşam alanı olarak seçen mikroorganizmaların tipi, sayısı ve davranışlarıyla ilgilenir. Yiyecek ve içeceklerdeki mikroorganizmalar, meydana getirdiği değişiklikler, birbirleriyle ilişkileri, gelişme koşullarının incelenmesi de Gıda Mikrobiyolojisi bilim dalının ilgi alanı içerisindedir. Mikroorganizmalardan yeni gıda ürünlerinin üretilmesi ve böylece gıdalarda yeni tat, koku ve yapı oluşumunun sağlanması; gıdalar ile vücudumuza taşınan mikroorganizmaların sağlık üzerindeki etkileri gibi konular da gıda mikrobiyolojisi kapsamında incelenir. Gıdaların soğukta muhafazası, dondurulması, kurutulması, pişirme, haşlama, asitlendirme, fermantasyon, ambalajlama, ışınlama, nanoteknoloji gibi pek çok prosesin mikroorganizmalara etkisi, istenmeyen mikroorganizma bulaşmasının ve gelişmesinin önlenmesi ile ilgili önleyici sistemlerin uygulanmasına ait bilgiler de gıda mikrobiyolojisi içerisinde yer alır. Kısacası gıda mikrobiyolojisi, daha güvenli ve kaliteli gıda üretiminin gerçekleştirilmesi için gerekli bilgileri içerir.

Kongrenin HEDEF KİTLESİ

Gıda Mikrobiyolojisi alanında dünyanın en seçkin toplantılarından birisi olarak kabul edilen kongreye uluslararası düzeyde tanınmış çok sayıda bilim insanı, akademisyen, kamu ve özel sektör temsilcileri katılacaktır.Eylül 2012’ de İstanbul’da düzenlenecek olan FoodMicro Kongresine gıda alanında çalışan mühendisler, mikrobiyologlar, veteriner hekimler, gıda üretimi ve araştırması yapan şirketler, gıda ile ilgili diğer sektörtemsilcileri; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı temsilcileri; araştırmacılar, yerel yönetim temsilcileri, gıda analiz laboratuvarları ve gıda ekipmanları üreten firma temsilcileri davetlidir. 23. Uluslararası ICFMH Sempozyumu - Gıda Mikrobiyolojisi 2012 Kongresi’ne yaklaşık 800 katılımcının ziyaret etmesini öngörülmektedir. 

GIDA MİKROBİYOLOJİSİ 2012 KONGRESİNE İŞ ORTAĞI OLARAK 

“Kongre kapsamında yürütülecek tüm iletişim çalışmalarından faydalanabilir, dünyanın dört bir yanından gelecek olan,konusunda uzman akademisyenleri, araştırmacıları, idareci ve politikacıları, lider şirketlerin üst düzey yöneticileri ve hükümet liderleri ile yüzyüze tanışma imkanı bulabilir, iş ağlarınızı genişleterek yeni fırsatlar yakalayabilir ve ülkemiz tanıtımına en iyi şekilde katkıda bulunabilirsiniz.” Kongre ile ilgili detaylı bilgi ve önemli tarihlere http://www.foodmicro2012.com adresinden erişebilirsiniz.
Devamını Oku »

Can Bonomo Sazı ile Eurovision'da


''Bana bir saz verin Avrupayı sallayayım.''

Her sene bizim için namus meselesi olan Eurovision için bu sene farklı bir ses gidiyor. Onun ne kadar başarılı olacağı en çok hazırlayacağı esere ve rakiplerine bağlı. Şimdi hakkında atıp tutmak olacak söylenenler o kadar.

Kıraç, Atiye, Sıla ve Hande Yener'in adı geçerken TRT süpriz yaptı ve Can Bonomo Türkiye'yi temsil edecek dedi. Umudumuz iyi bir sonuç alması ama şunu söylemeliyim ki özenti bir müzik yapmak yerine farklı bir tını yakalayan insanların bizi temsil etmesini her zaman desteklemişimdir. Eurovision bir reklam arenası ise onlara farklı olanı göstermek gerek.

Bu yüzden farklılığımızı gösterecek olan Can Bonomo'ya can-ı yürekten başarılar diliyorum.

Bilmeyenler ve tekrar dinlemek isteyenler için işte Can Bonomo'dan birkaç eser;


Can Bonomo - Bana Bir Saz Verin 

Can Bonomo - Şaşkın

Can Bonomo - Meczup
Devamını Oku »

Yerli ve Yabancı Diziler Asla Bir Olmayacak



Türk dizilerini isteyen yerden yere vurabilir isteyen göklere çıkartabilir ama benim bildiğim tek şey var insanları kendilerine tutsak edebiliyorlar.

Kimi seks satar anlayışıyla, kimi insanlar ağlamak ister anlayışıyla, kimi insan gülmek ister anlayışıyla karalıyor senaryoyu ve belli süreçleri aştıktan sonra nur topu gibi bir dizi olarak  karşımıza  çıkıveriyor bu senaryolar. Sonra ya bu dizileri ballandıranları ya da karalayanları görüyoruz. Herkes kendi bakış açısına göre sallıyor kalemini...

Son zamanlarda en sık duyduğum eleştirilerden biri; Türk dizileri ne zaman yabancı diziler gibi bir sezon içerisine daha az bölüm sığdırırken bölümlerin süresini kısacak. 


Bunu oturup sormak kolay ama Türkiye gibi bir ülkede televizyon izlenme süresi yüksekken ve kadın programlarının dışında tapılacak şeylerin diziler olduğunu düşününce bunun asla olmayacağını anlayabiliyoruz.

Kendi açımdan değerlendirmek gerekirse;

En sevdiğim diziler arasında yer alan '' Leyla ile Mecnun '' bir an önce başlasın ve hiç bitmesin istiyorum çünkü kendimi onun içinde hissediyorum sanki ben de bir karakterim o dizinin içinde. Ve şimdi biliyorum ki benim gibi izlediği dizinin içinde kendini hisseden, dizinin bitmemesi için dua eden milyonlar var. 

Dizinin süresi ve bölüm sayısı artıkça belki senaryo artık sapıtmaya başlayacak, belki artık hiçbir bağı kalmayacak ilk bölümle ama insan hayatında olan onca absürdlükten sonra onu hiç düşünmeyecek ve o hayatın içinde yaşamaya devam edecek.

İşte bu yüzdendir ki asla ama asla Türk dizileri yabancı diziler gibi olamayacak. Çünkü biz dizilerin içinde yaşarken onların yok olmasını istemek demek hayatlarımızdan fedakarlık etmek demek. 
Devamını Oku »

Ben Ölmeden Önce

Ben ölmeden önce
Bir sürü dostum vardı
Ben ölmeden önce
Bir sürü düşüm vardı
Ben ölmeden önce
Bir sürü aşkım oldu
Ben ölmeden önce
Bir sürü hatam oldu

Herşeye rağmen pişman değilim
Ama yinede, bazen düşündüğümde
Bir gün gelirde, yaşarım bende yine
Tüm aşklarım, yalan mıydı ey tanrım?
Çok yalnızım
Eriyorum yavaş yavaş
Yavaş yavaş

Devamını Oku »

Futbol Tutkusunun Hiç Edilmesi



Futbolla tanışmak, tanrıyla tanışmaktan daha öncesine dayanır benim için ''anne, baba'' der demez futbol topuna sarılmışım tutkuyla. 

O tutku bana futbolcu olma hayali kurdururken onun peşinden de koşmamı sağlayan idi. Tsubasa ile hayallerim perçinleşirken onlara daha çok bağlanıyordum. Tsubasayı izlemek için sabahın altısında kalmaktan hiç bahsetmeyeceğim bile. Ama.. Koştum peşinden hayallerimin ve çok denedim, kar yağarken bile futbolun tanrısı olmak için çabalıyordum ta ki onun benim için yasak elma olarak ilan edilmesine kadar. Artık tutkusunu içinde taşıdığım futbolun renkleri olan sarı-lacivert için futbolcu olma hayali su üzerinde yüzen bir kağıt gemiydi.

Yine de tutkum hiç bitmedi, belki artık sahada olma ihtimalim bile yoktu ama artık statta olma şansım vardı 12 numara olarak. Bunu kaçıramazdım fırsat buldukça koşa koşa stada giderdim. İçimdeki tutku stada yaklaşırken daha da artardı ve marşlarla sözlere dökülürdü.

Her zaman en güzel anılarımın arasındaydı futbol. Fanatik bir baba ve fanatik arkadaşları arasında geçen atışmalar da en keyifli yanıydı futbolun.

Ama sonra birden olanlar oldu..

İnsanların, bizim tutkumuzu kullandığını fark edince biraz soğukluk girdi aramıza sevgilim futbolla aramıza, sonra şike dediler, teşvik dediler, mahkeme dediler binlerce şey söylediler ve ben artık futboldan koptum. Artık statta seyirci olma tutkumu dahi aldılar elimden.

Şimdi futbolda mucizeler dahi gerçekleşse benim ne haberim olur ne de ilgimi çeker.

Ve anladığım kadarıyla ben bu konu da tek değilim ki yayıncı kuruluş milyonlarca dolar zarara uğrarken Türk futbolu değer kaybediyor.

Ellerinize sağlık Türk futbol büyükleri artık yalnız bir futbolunuz var...
Devamını Oku »

Hilal Cebeci ve Doğuş - Gamsız Klibi


'' Bir gün herkes 15 dakikalığına da ünlü olacağı günlerin gelecek '' diyen düşünür, tarihin 2005 'i göstermesiyle haklı çıktı. Onlarca tek şarkılık, tek albümlük pop kahramanlarının yanında sosyal medyanın sağladığı fırsatla internet üzerinden tıklama rekorları kıran insanlar ortaya çıktı.

Tabi hepsi yavaş yavaş sönünce artık sosyal medyayı farklı şekilde kullanma zamanı gelmişti, Twitter furyası her yeri kavurunca Hilal Cebeci eski günlerine geri dönebilmek için burayı mesken tuttu. O burada tutturunca Doğuş'a da akıl hocalığı yaptı ve beraber twitter aleminde kendilerinde söz ettirirlerken o da ne yeni bir klip çıktı ortaya.

Klibi izlemek isteyenlere;

Devamını Oku »

Sosyal Medya Fırsatları

İnternet artık yaşamın ayrılmaz parçası oldu, özellikle de internetin telefonlarımıza kadar girmesi ile artık kopamıyoruz internetten. Artık yaşam, sosyal medya mecralarında (platformlarında) akıyor.

İnsanların sürekli sosyal medyada yer alması ve zaman geçirmesi artık şirketlerin nerede reklam yapacağına ve insanlara nasıl ulaşacağına yeni bir yanıt doğmuş oldu. Bu mecralarda yeni olan şirketler ben de buradayım demek için çeşitli fırsatlar sunarak insanlara ulaşmaya çalışıyor.

İşte bu fırsatlardan yararlanmanız için bir adres oluşturduk ve sizleri bu fırsatlardan haberdar etmeye karar verdik.

Artık ben burada o kadar zamanı boşuna mı geçiriyorum ya da ben yapıyorum onlar kazanıyor demeyin bu Sosyal Medya Fırsatları sayesinde sizde kazanacaksınız. Yapmanız gereken çok basit; sadece takipte olmak.


Twitter
Devamını Oku »

Takipçiler